Ahd-i Cedid'e göre İbrahim (A.S.) Hz. Adem'den beri 20. Peygamberdir. Peygamberlik, Nuh (A.S.) oğullarından Sam'a verilmiştir. (Nuh (A.S.) 10. ve Sam (A.S.) 11. peygamber)
Hz. İsa (A.S.), Hz. Davud (A.S.) ın 42 ve Hz. İbrahim (A.S)'ın 55. batından torunudur. Hazreti Peygamber (S.A.V.), Hz. İbrahim (A.S.)'ın 61. batından torunu gösteriliyorsa da, eski kronolojiye göre 81. ve yeni kronolojiye göre 71. batın civarında olmak icab ediyor. Hz. Musa (A.S.) ise Hz. İbrahim (A.S.) ın sadece 6. batından torunudur.
İbrahim (A.S.)'ın ölümü resmi Katolik görüşüne göre M.Ö. 2191 ve resmi Anglikan görüşüne göre 1821 yılıdır. Hazreti İbrahim (A.S.)'ı M.Ö. 2000 yılına yerleştirmek uygun görünüyorsa da, şimdi yeni kronolojide M.Ö. 1750'ye doğru Filistin'e geldiği daha makul sayılıyor. Filistin'den Mısır'a gelen burada Hiksos firavunu tarafından ikinci zevce olarak Hacer'le evlendirilen İbrahim (A.S.)'ın çok uzun bir ömür sürdüğü muhakkaktır.
İbrahim (A.S.)'ın Babil hükümdarı Hammarabi ile aynı asırda yaşadığı (İbrahim (A.S.)'ı ateşe attıran hükümdarın Hammurabi olduğuda) söylenmektedir.
İbraniler, Mısır'ın Hiksos firavununa aziz (vezir=başbakan) olan Hazret-i Yusuf'un davetiyle Filistin'den Mısır'a gelmişlerdir.
Yahudiler'in Musa (A.S.) liderliğinde Mısır'dan Arz-ı Mukaddes veya Arz-ı Mev'üd saydıkları Filistin'e dönmeleri, en kuvvetli tahminlere göre M.Ö. 1230 civarında, Büyük (II.) Ramses'in ölümünden hemen sonra'dır.
Kaynak : Devletler ve hanedanlar (Yılmaz Öztuna)
ERDOG@NER DİN-İSLAM TARİHİ
2 Şubat 2018 Cuma
27 Ocak 2018 Cumartesi
GAFFAR
GAFFAR
Mağfireti, bağışlaması çok olan
"Bundan böyle" dedim. "Rabbinizden mağfiret isteyin; çünkü gerçekten O, çok
bağışlayandır." (Nuh Suresi, 10)
Allah'ın mağfireti sonsuzdur. O, yarattığı tüm kullarına tevbe ederek arınma imkanı vermiştir. Bir insan, cahilken yaptıklarından dolayı dünyada bağışlanma dileyerek cehennem azabından kurtulabilir. Samimi bir şekilde Kuran'a dönerek Allah'ın emirlerini titizlikle uyguladığı takdirde O'nu bağışlayan ve esirgeyen olarak bulacaktır. Allah salih amellerde bulundukları zaman küçük büyük demeden kullarının bütün günahlarını affedeceğini müjdelemiştir. Allah bir ayetinde "Eğer şükreder ve iman ederseniz, Allah azabınızla ne yapsın?.." (Nisa Suresi, 147) diyerek insanlar üzerinde ne kadar geniş mağfiret sahibi olduğunu onlara bildirmiştir. Nitekim 'cahil ve nankör' olan insanların bugün halen hayatlarını sürdürebilmeleri de Allah'ın mağfireti ve bağışlamasıyladır. Kuran'da şöyle bildirilmiştir:
Eğer Allah, kazandıkları dolayısıyla insanları (azab ile) yakalayıverecek olsaydı, (yerin) sırtı üzerinde hiçbir canlıyı bırakmazdı, ancak onları, adı konulmuş bir süreye kadar ertelemektedir. Sonunda ecelleri geldiği zaman, artık şüphesiz Allah kendi kullarını görendir. (Fatır Suresi, 45)
Allah tüm insanlara öğüt alanın öğüt alabileceği kadar bir süre tanır. Onlara kendilerini uyarıp korkutacak elçiler gönderir ve bu elçiler vasıtasıyla korkup sakınmaları gereken şeyleri bildirir. Ancak tüm bunlara rağmen inkarda direten insanlar da elbette işledikleri kötülüklerin karşılığını görecektir.
Gerçekten ben, tevbe eden, inanan, salih amellerde bulunup da sonra doğru yola erişen kimseyi şüphesiz bağışlayıcıyım. (Taha Suresi, 82)
Sonra gerçekten Rabbin, cehalet sonucu kötülük işleyen, sonra bunun ardından tevbe eden ve ıslah olanlar(la beraberdir). Şüphesiz Rabbin bundan sonra bağışlayandır, esirgeyendir. (Nahl Suresi, 119)
Ey iman edenler, Allah'tan sakınıp-korkun ve O'nun elçisine iman edin, size kendi rahmetinden iki kat (güzel karşılık) versin. Size kendisiyle yürüyeceğiniz bir nur kılsın ve size mağfiret etsin. Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir. (Hadid Suresi, 28)
GANİYY
GANİYY
Çok zengin, herşeyden müstağni
"Ey insanlar, siz Allah'a (karşı fakir olan) muhtaçlarsınız; Allah ise, Ğaniy (hiçbir şeye ihtiyacı olmayan)dır, Hamid (övülmeye layık)tır". (Fatır Suresi, 15)
Tarih boyunca yaşamış olan azgın ve kibirli kişilerin ortak özelliklerinden biri, güç ve zenginlik sahibi olmaları olmuştur. Bu kişiler Allah'ın verdiği nimet ve imkanlarla Allah'a karşı büyüklenmişler ve O'ndan yüz çevirmişlerdir.
Sahip oldukları herşeyin gerçek sahibinin Allah olduğunu unutmuş, O'nun kendilerine lütfundan bağışladığı malı-mülkü sahiplenmeye kalkmışlardır.
Yalnız inkar etmekle kalmamışlar, iman edenlere de baskı ve zulüm uygulamış, Allah'ın elçilerine de büyük bir düşmanlıkla başkaldırmışlardır. Sonunda Allah dayanılmaz bir azapla kendilerini bir anda yakalamış, kendilerini de mallarını da yerin dibine geçirmiş ve herşeyden müstağni olduğunu göstermiştir.
Öyle ki azgın enaniyet sahiplerinin bu sonları, alemlere ibret olacak kadar acı olmuştur:
"Bu, kendilerine apaçık belgelerle elçiler geldiği halde "Bizi bir beşer mi hidayete ulaştıracak?" demeleri ve bu yüzden inkar edip saparak yüz çevirmeleri nedeniyledir. Allah da (onlara karşı) müstağni olduğunu (hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını) gösterdi. Allah Ğani'dir, Hamid'dir". (Teğabün Suresi, 6)
Bu inkarcı ve müstekbir insanların unuttukları ya da kavrayamadıkları gerçek, göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunan herşeyin hazinelerinin gerçek sahibinin Allah olduğuydu.
Allah bu gerçeği Kuran'da şöyle bildirmiştir:
"Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. Andolsun, biz sizden önce kitap verilenlere ve sizlere: "Allah'tan korkup-sakının" diye tavsiye ettik. Eğer inkara saparsanız, şüphesiz, göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. Allah, hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, hamd'e layık olandır". (Nisa Suresi, 131)
Onlar kendilerine mal verildi diye Allah hakkında tartışmalara girip, O'na karşı ibadet etmekten büyüklüğe kapılmış, kendilerine hakkı getiren elçilerden bu nedenle yüz çevirmişlerdi.
Elçinin onlara son sözü ise şu olmuştu:
"Musa demişti ki: "Eğer siz ve yeryüzündekilerin tümü inkar edecek olsanız bile şüphesiz Allah hiçbir şeye muhtaç değildir, övülmüştür." (İbrahim Suresi, 8)
"Evet, birçok ayette de belirtildiği gibi Allah güç ve zenginliğin gerçek sahibidir. O herşeyden müstağnidir, herşeyse O 'na muhtaçtır.
Yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görsünler; üstelik onlar kuvvet bakımından kendilerinden daha güçlüydüler. Göklerde ve yerde Allah'ı aciz bırakacak hiçbir şey yoktur. Şüphesiz O, bilendir, güç yetirendir". (Fatır Suresi, 44)
Kuran Sureleri Listesi
Sûre Kur'an-ı Kerim'in bölümlerinden her birine verilen isim Kur'an'da 114 sure bulunmaktadır. Sureler indirildikleri şehre göre isimlendirilir.
Mekke'de indirilen surelere Mekki sureler, Medine'de indirillen surelere Medeni sureler denir. Surelerin dizilişi Hz. Muhammed tarafından belirlenmiştir. En uzun sure 286 ayetten oluşan Bakara Suresi, en kısa sure ise 3 ayetten oluşn Kevser suresi'dir
Kur'an açan anlamına gelen Fatiha suresi ile başlar, Nas suresi ile sona erer. Tevbe suresi dışındaki sureler besmele ile başlar.
Aşağıdaki tabloda Mekki sureler açık kahverengi, Medeni sureler ise açık mavi renkte gösterilmiştir.
Mekke'de indirilen surelere Mekki sureler, Medine'de indirillen surelere Medeni sureler denir. Surelerin dizilişi Hz. Muhammed tarafından belirlenmiştir. En uzun sure 286 ayetten oluşan Bakara Suresi, en kısa sure ise 3 ayetten oluşn Kevser suresi'dir
Kur'an açan anlamına gelen Fatiha suresi ile başlar, Nas suresi ile sona erer. Tevbe suresi dışındaki sureler besmele ile başlar.
Aşağıdaki tabloda Mekki sureler açık kahverengi, Medeni sureler ise açık mavi renkte gösterilmiştir.
|
Amenerrasulü Duası
Okunuşu:
"Amenerrasulü bima ünzile ileyhi mirrabbihi vel mü'minun, küllün amene billahi vemelaiketihi ve kütübihi ve rusülih, la nüferriku beyne ehadin min rusülih, ve kalu semi'na ve Ata'na gufraneke Rabbena ve ileykelmesir. La yükellifullahü nefsenilla vüs'aha, leha ma kesebet ve aleyha, mektesebet, Rabbena latüahızna innesiyna ev ahta'na, Rabbena vela tahmil Aleyna ısran kema hameltehü alelleziyne min gablina, Rabbena vela tühammilna, mala takatelena bih, va'fü anna, vağfirlena, verhamna, ente Mevlana fensurna alel gavmil kafiriyn".
Anlamı:
"O peygamber de kendisine Rabbinden indirilene iman etti, Müminler de (onlardan) her biri Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine inandı. "Onun (Allah'ın) peygamberlerinden hiç birini diğerlerinin arkasından ayırmayız (hepsine inanırız), dinledik, )kabul ettik) emrine itaat ettik, Ey Rabbimiz, mağfiretini isteriz. Son varışımız ancak sanadır" dediler. Allah hiç kimseye gücünün yeteceğinden başkasını yüklemez. Herkesin kazandığı hayır ifadesine, yaptığı şer kendi zararınadır. "Ey Rabbimiz, unuttuk, yahut yanıldıysak bizi tutup sorguya çekme. Ey Rabbimiz, bizden evvelki ümmetlere yüklediğin gibi üstümüze ağır bir yük yükleme. Ey Rabbimiz takat getiremeyeceğimizi bize taşıtma. Bizden sadır günahları sil, bağışla, bizi esirge. Sen mevlamızsın bizim. Artık kafirler ruhuna karşı bize yardım et".
"Amenerrasulü bima ünzile ileyhi mirrabbihi vel mü'minun, küllün amene billahi vemelaiketihi ve kütübihi ve rusülih, la nüferriku beyne ehadin min rusülih, ve kalu semi'na ve Ata'na gufraneke Rabbena ve ileykelmesir. La yükellifullahü nefsenilla vüs'aha, leha ma kesebet ve aleyha, mektesebet, Rabbena latüahızna innesiyna ev ahta'na, Rabbena vela tahmil Aleyna ısran kema hameltehü alelleziyne min gablina, Rabbena vela tühammilna, mala takatelena bih, va'fü anna, vağfirlena, verhamna, ente Mevlana fensurna alel gavmil kafiriyn".
Anlamı:
"O peygamber de kendisine Rabbinden indirilene iman etti, Müminler de (onlardan) her biri Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine inandı. "Onun (Allah'ın) peygamberlerinden hiç birini diğerlerinin arkasından ayırmayız (hepsine inanırız), dinledik, )kabul ettik) emrine itaat ettik, Ey Rabbimiz, mağfiretini isteriz. Son varışımız ancak sanadır" dediler. Allah hiç kimseye gücünün yeteceğinden başkasını yüklemez. Herkesin kazandığı hayır ifadesine, yaptığı şer kendi zararınadır. "Ey Rabbimiz, unuttuk, yahut yanıldıysak bizi tutup sorguya çekme. Ey Rabbimiz, bizden evvelki ümmetlere yüklediğin gibi üstümüze ağır bir yük yükleme. Ey Rabbimiz takat getiremeyeceğimizi bize taşıtma. Bizden sadır günahları sil, bağışla, bizi esirge. Sen mevlamızsın bizim. Artık kafirler ruhuna karşı bize yardım et".
Ayetel Kürsi Duası
Okunuşu: "Allahü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm. Lâ te’huzühû sinetün ve lâ nevm. Lehû mâ fis-semâvâti vemâ fil erd. Menzellezî yeşfeu indehû illâ biiznihi. Ya’lemü mâ beyne eydîhim vemâ halfehüm velâ yühîtûne bişey’in min ilmihî illâ bimâ şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel erd. Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm".
Anlamı:
"Allah ki, O'ndan başka ilah yoktur. O hayydır, kayyûmdur.
Kendisine ne uyku gelir ne de uyuklama.
Göklerde ve yerdekilerin hepsi O'nundur.
O'nun izni olmadan katında kim şefaat edebilir?
O, kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. (Hiçbir şey O’na gizli kalmaz.)
O'nun bildirdiklerinin dışında insanlar,
O'nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler.
O'nun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır, onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez.
O, yücedir, büyüktür".
Okunduğu Yerler
Namaz içinde sure şeklinde okunduğu gibi, namazda tesbihden önce de okunur.
Ayetlerle Mutluluk Formülü...
Mutluluğun formulü ayetlerde gizli...
- Bakara 2. Sure - Ayet 156 : Çaresizlik tuzağına düşme. Her zaman bir umut ışığı olduğunu aklından çıkarma.
- Bakara 2. Sure - Ayet 263 : Yaptığın iyilikleri unut. Anlatarak onları kıymetsizleştirme.
- Al-i İmran 3. Sure - Ayet 92 : İyilik yapma arzunu, şarta bağlama. Vermek almaktan daha büyük bir ihtiyaçtır, asla unutma.
- Nisa 4. Sure - Ayet 58 : Karar verirken, vicdanının sesini duymazlıktan gelme.
- Nisa 4. Sure - Ayet 149 : Kendini sürekli övmekten uzak dur.
- En’am 6. Sure - Ayet 50 : Önyargılarla hayatı kendine zehir etme.
- En’am 6. Sure - Ayet 60 : Bildiklerinle açıklayamadığın şeyler, hayatının kâbusu olmasın.
- Enfal 8. Sure - Ayet 56 : Sözünüzde durmamanın utanç verici olduğunu aklından çıkarma.
- Tevbe 9. Sure - Ayet 40 : En zor zamanda bile kesinlikle ümitsizliğe kapılma.
- Yunus 10. Sure - Ayet 12 : Vazgeçilmez olmadığını kabul et.
- Yusuf 12. Sure - Ayet 32-33 : Modern hayatın çarpıklaştırdığı kadın-erkek ilişkilerinin, hayatını esir almasına izin verme.
- İbrahim 14. Sure - Ayet 42 : Merhametli olmaktan asla vazgeçme.
- İsra 17. Sure - Ayet 23 : Anne ve babana ‘off‘ bile deme.
- İsra 17. Sure - Ayet 37 : Kibirli olma, alçakgönüllü davran.
- Hacc 22. Sure - Ayet 46 : Kendini, hep daha iyiye ulaşmak zorunda olduğuna koşullama.
- Ankebut 29. Sure - Ayet 41 : İyi bir dostun, paha biçilmez olduğunu aklından çıkarma.
- Rum 30. Sure - Ayet 21 : Tek başına mutlu olunamayacağını bil. Çevrenin mutluluğu için gayret göster.
- Fatır 35. Sure - Ayet 19-22 : Senden iyi durumda olanlara bakıp üzüleceğine, senden zor durumda olanları görüp rahatla.
- Furkan 25. Sure - Ayet 43 : Heveslerini kendine ilah edinme.
- Furkan 42. Sure - Ayet 63 : Sana yapılan kötülüğün karşılığını vermek yerine. Öfkenin dinmesini bekle.
- Muhammed 47. Sure - Ayet 7: İyiliği karşılık beklemeden yap.
- Hucurat 49. Sure - Ayet 10 : Büyüklük kompleksine kapılıp, insanları ezerek arkadaşlarını kendinden uzaklaştırma.
- Necm 53. Sure - Ayet 3 : İnanma duygunu diri tut.
- Rahman 55. Sure - Ayet 7-9 : Çıkarcı olma. Adil davran.
- Vakıa 56. Sure - Ayet 83-87 : Ölümden korkmak yerine, ölüm gerçeğiyle yüzleş.
- Mücadele 58. Sure - Ayet 7 : Hiçbir sırrın sonsuza kadar gizli kalamayacağını unutma.
- Haşr 59. sure - Ayet 10 : Muhatabına güvenmek istiyorsan, önce sen güvenilir ol.
- Saff 61. Sure - Ayet 2 : Yalandan uzak dur.
- Münafıkun 63. Sure - Ayet 4 : Bencil olma, tebrik etmeyi bil.
- Kalem 68. Sure - Ayet 1-2 : Yazdıklarının ve yaptıklarının peşini bırakmayacağını unutma. Gücünü insanların yararına kullan.
- Hakka 69. Sure - Ayet 33-35 : Hayatının vazgeçilmezleri olsun. Onları küçük çıkarlar için asla feda etme.
- Müddesir 74. Sure - Ayet 1-5 : Kendini fazla abartma.
- Tekvir 81. Sure - Ayet 25-27 : Her şeyin üstesinden gelemeyeceğini asla unutma.
- Fecr 89. Sure - Ayet 27-28 : En sevdiğin şeyleri, başkalarıyla paylaşmanın keyfine var.
- Beled 90. Sure - Ayet 5-6 : Her şeye hakim olmak için uğraşıp hayatı yaşanmaz hale çevirme.
- İnşirah 94. Sure - Ayet 1-3 : Seni huzursuz edecek işlerden uzak dur. İhtirasını törpüle.
- Tekasür 102. Sure - Ayet 1-2 : Kibrine yenilip hep daha fazlasını isteyerek hayatını zehir etme.
- Maun 107. sure - Ayet 4-5 : Eleştirinin keskin bir bıçak olduğunu unutma. Söyleyeceklerini iyi tart.
- Felak 113. Sure - Ayet 1-5 : Korkuların tutsağı olarak yaşamaktan vazgeç.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

