Orucun önemli bir
şartı da niyettir. Niyetsiz oruç sahih değildir. Bu sebeple; niyetin ne zaman ve
nasıl yapılacağının bilinmesi gerekir.
Niyet zamanı itibariyle
oruçlar ikiye ayrılır:
1- Akşamdan itibaren gündüz kuşluk vaktine
kadar niyet edilebilen oruçlar;
Bunlar, Ramazan ayında tutulan, belirli
günlerde tutulması adanan oruçlar ile nafile olarak tutulan oruçlardır.
Bu oruçlara geceleyin imsak vaktinden
önce niyet edilebileceği gibi gündüz kuşluk vaktine kadar da niyet edilebilir,
gece niyet etmek daha faziletlidir.
Gündüz oruca niyetin caiz olması,
imsaktan sonra birşey yemeyip içmemeye ve orucu bozan bir iş yapmamaya bağlıdır.
Eğer oruca aykırı bir şey yapılmış ise gündüz niyet caiz olmaz.
2- İmsak vaktinden önce geceleyin
niyet edilmesi gereken oruçlar:
Bunlar da; Ramazanda tutulamayıp başka
zamanda kaza edilen Ramazan orucu ile her çeşit keffaret oruçları, başlanıp ta
bozulan nafile oruçların kazası ve mutlak olarak adanan (zamanı belirlenmeyen)
oruçlardır.
Bu oruçlar için belirlenen bir vakit
olmadığından bunlar için imsaktan önce geceleyin niyet etmek lâzımdır. Bu
oruçlara tan yeri ağardıktan yani imsak vakti geçtikten sonra niyet edilmez.
Ramazan orucuna
akşamdan itibaren kuşluk vaktine kadar niyet edilebilir.
Şöyle ki;
Normal
olarak oruca sahur yemeğini yedikten sonra niyet edilir. Ancak sahurda
uyanamayıp yeme içme zamanının bittiği imsak vaktinden sonra kalkan bir kimse,
güneş doğmuş olsa bile, kuşluk vaktine kadar o günün orucuna niyet edebilir.
Yeter ki, imsak vaktinden sonra orucu bozacak bir şey yapmasın.
Sahura
kalkmak istemeyen bir kimse akşamdan sonra yarının orucuna niyet edebilir,
geceleyin kalkıp tekrar niyet etmesi gerekmez.
Niyet esasen kalb ile olur. Yani
geceleyin, yarın oruç tutacağını kalbinden geçiren kimse niyet etmiş demektir.
Oruç tutmak düşüncesi ile sahur yemeğine kalkan kimsenin bu düşüncesi de
niyettir. Oruca kalb ile niyet etmek yeterlidir.
Ancak kalb ile yapılan bu
niyeti dil ile söylemek daha iyidir. Bu sebeple, oruç tutacak olan kimse, hem
içinden niyet etmeli, hem de dili ile:
"Niyet ettim Ramazan-ı şerifin
yarınki orucuna" diye söylemelidir. Her günün orucuna ayrı niyet etmek
lâzımdır.
Oruçluya Müstehap Olan Şeyler
1.
Sahura kalkmak.
2. Sahur yemeğini biraz geç yemek. Yemeği şüpheli bir vakte
kadar geciktirmek ise mekruhtur.
3. Güneş battığı iyice anlaşıldıktan sonra
iftarda acele etmek. İftarı namazdan önce yapmak da
müstehaptır.
İftarda şu duayı okumak
sünnettir:
"Allahümme leke sumtu ve bike âmentü
ve aleyke tevekkeltü ve alâ rızkıke eftartü ve savme'l-Ğadi min şehri Ramazane
neveytü, feğfirlî mâ kaddemtü ve mâ ahhartü."
Anlamı: "Allah'ım! Senin rızan için oruç tuttum, sana
inandım ve sana güvendim. Senin rızkınla orucumu açtım ve Ramazan ayının yarınki
orucuna da niyet ettim. Benim geçmiş ve gelecek günahlarımı
bağışla!"
Sahur ve İftarın Fazileti
Sahurda kalkıp yemek müstehabdır.
Peygamberimiz: "Sahurda yemek yeyiniz, çünkü sahur da bereket vardır"(40)
buyurmuştur. Sahur yemeği, oruca dayanma gücü verir. Duaların kabul edildiği
vakitlerden biri de sahur zamanıdır. Oruçlu sahura kalktığı zaman, dilekleri
için dua etmeli ve Allah'tan günahlarının bağışlanmasını istemelidir.
Oruçlulara iftar yemeği vermek hayırlı
bir davranış olduğu gibi bu sofralarda misafir ağırlamak unutulmaması gereken
geleneklerimizdendir de.
Peygamberimiz buyuruyor ki:
"Bir
oruçluya iftar veren kimseye, o oruçlunun sevabı kadar sevap verilir. Ancak o
oruçlunun sevabından da bir şey eksilmez." (41)
Oruç ibadetini tamamlayıp
iftar vaktine yetişen kimse, bundan büyük bir mutluluk ve sevinç duyar. O,
tuttuğu orucun mükâfatını almak üzere, kıyamet gününde Allah'ın huzuruna vardığı
zaman en büyük sevinci tadacaktır.
Peygamberimiz şöyle buyuruyor: "Oruçlunun
iki sevinci vardır: Biri iftar ettiği vakit, diğeri de Allah'a kavuştuğu
zamandır." (42)
İftar vakti yapılan dualar
kabul edilir. Peygamberimiz (s.a.s.) bu konuda şöyle buyurmuştur: "Üç kimsenin
duası geri çevrilmez, kabul edilir:
1- Oruçlunun iftar vaktindeki duası,
2- Adaletli hükümdarın duası,
3- Mazlumun duası."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder